İğne ile İplik

İpliğin canı fena halde sıkkın. İçinde bir özlem var. Öyle tanıdığı bildiği şeylere duyulan bir çekim değil bu; hiç tatmadığı bir şey çekiyor onu, sorsan söyleyemez, söylese bile anlaşılamaz ki. İplik mutsuz, ama umutsuz değil asla. Yorgun belki aramaktan ama bıkkın değil, hatta aksine heyecanlı. Keşfetmeye yakın hissediyor kendini; dönüyor, dolanıyor, düğüm oluyor ama çözüleceğinden de emin. Ne kıvrılıp uyuyor iplik, ne hapsoluyor düğümlerin içinde. Çıkarıyor illa ki kendini, devam ediyor dolanmaya.
Bir gün iğne ile karşılaşıyor iplik. İğnenin o minik deliğine hayran oluyor, o minicik delikten geçtiğinde karşılacağı hikayelerin hayali, soluğunu kesiyor. O an heyecandan sararıyor önce. İçindeki umudun mavisini heyecanın kırmızısına karıştırıyor, yeşeriyor; yeşilini düğümlerinin kahvesine buluyor, haki oluyor; pembe katıyor denize dönüyor. Renkleniyor, renkleniyor ve kendini evrenin tüm renkleriyle sarıyor.
İğnenin deliğiyle buluştuğu bu ilk anın ardından, büyülü bir yolculuk başlıyor.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s